Bir tartışma sırasında söylenen söz, telefona gelen mesaj veya sosyal medyada paylaşılan bir ifade kişide korku yaratabilir. Ancak bir sözün rahatsız edici olması ile tehdit suçu oluşturması aynı şey değildir. Türk Ceza Kanunu’nun 106. maddesi; kişinin kendisine veya yakınına yönelik belirli saldırıların ya da zararların bildirildiği durumları düzenler. Sözün içeriği kadar söylendiği ortam, tarafların ilişkisi ve olayın bütünü de önem taşır.
Bu yazı, “Mesajla tehdit suç olur mu?” veya “Tehdit şikâyeti için süre ne kadardır?” gibi sorulara genel bir çerçeve sunar. Somut bir olayda doğru değerlendirme için ifadelerin ve mevcut delillerin birlikte incelenmesi gerekir.
Tehdit Suçu Hangi Söz ve Davranışlarla Oluşur?
TCK 106, bir kişiyi kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı gerçekleştireceğinden söz ederek tehdit etmeyi düzenler. Kişiyi malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratacağını veya ona başka bir kötülük yapacağını bildirmek de aynı maddede yer alır. Bu iki grubun cezası ve şikâyet koşulu farklıdır.
Tehdit yalnızca yüz yüze kurulan açık bir cümleyle ortaya çıkmaz. Kullanılan ifadeler, davranışlar ve bunların gerçekleştiği koşullar birlikte değerlendirilebilir. Örneğin kişinin yakınına zarar verileceğinin söylenmesi de kanun kapsamında önem taşıyabilir. Buna karşılık sözü bağlamından koparıp yalnızca birkaç kelimeye bakarak suçun oluştuğuna karar vermek doğru değildir.
Her Korkutucu Söz Tehdit Suçu Sayılır mı?
Hayır. Bir kişinin bir sözden korkması, tek başına o sözün TCK 106 kapsamında olduğu anlamına gelmez. İfadenin geleceğe yönelik bir saldırı veya kötülük bildirimini içerip içermediği ve karşı tarafa hangi koşullarda iletildiği incelenmelidir.
Örneğin “Hakkımı mahkemede arayacağım” demek ile kişiye hukuka aykırı bir zarar vereceğini bildirmek farklı durumlardır. Öte yandan bir cümlenin şaka olduğu ileri sürülmesi de tek başına belirleyici değildir. Taraflar arasındaki önceki olaylar, sözün söyleniş biçimi ve varsa devamındaki davranışlar anlamı değiştirebilir.
Bu nedenle “Şu söz kesin tehdittir” şeklindeki hazır listeler güvenilir bir sonuca götürmez. İddia edilen sözün mümkün olduğunca aynen belirlenmesi ve olayın öncesiyle birlikte değerlendirilmesi gerekir.
Tehdit Suçunun Cezası Nedir?
Kişinin veya yakınının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına yönelik saldırı tehdidinde kanunda altı aydan iki yıla kadar hapis cezası öngörülür. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz.
Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratma veya başka bir kötülük yapma tehdidinde ise mağdurun şikâyeti üzerine iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezası söz konusudur. Malvarlığına ilişkin bu alt sınır, 2025 yılında yapılan kanun değişikliğiyle eklenmiştir. Verilecek sonuç ceza, fiilin hangi hükme girdiği ve dosyanın koşulları değerlendirilerek belirlenir.
Silahla veya Birden Fazla Kişiyle Tehdidin Cezası Nedir?
TCK 106, tehdidin bazı işleniş biçimlerini daha ağır cezalandırır. Silahla, birden fazla kişi tarafından birlikte, kişinin kendisini tanınmayacak hâle koymasıyla, imzasız mektupla veya özel işaretlerle ya da suç örgütlerinin oluşturduğu korkutucu güçten yararlanılarak işlenen tehdit bu kapsamdadır. Bu hâller için öngörülen ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapistir. Üst sınır, 2025 yılındaki düzenlemeyle beş yıldan yedi yıla çıkarılmıştır. Bir olayda silah bulunduğunun söylenmesi ile tehdidin silahla işlendiğinin kabul edilmesi aynı değerlendirme değildir. Benzer biçimde olay yerinde birkaç kişinin bulunması, tehdidin birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğini kendiliğinden göstermez. Nitelikli hâlin uygulanabilmesi için olayın nasıl gerçekleştiği ve kişilerin fiile katılımı incelenir.
Mesajla ve Telefonla Tehdit Suçu İşlenebilir mi?
Evet. Tehdit, yüz yüze söylenebileceği gibi SMS, mesajlaşma uygulaması, sesli ileti veya telefon görüşmesi yoluyla da iletilebilir. İletişim aracının kullanılması tek başına ayrı bir ceza miktarı belirlemez; önemli olan iletinin içeriği ve olayın kanundaki hangi hâle uyduğudur.
WhatsApp üzerinden tehdit edildiğini düşünen kişi yalnızca tek bir cümlenin ekran görüntüsünü almakla yetinmemelidir. Konuşmanın öncesi ve sonrası, mesajın tarihi ve gönderen bilgileri de anlamın ve aidiyetin değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Telefonla tehdit iddiasında ise görüşmenin içeriğini ortaya koyabilecek hukuka uygun deliller önem kazanır. Bir görüşmeyi kaydetmenin hukuka uygunluğu ayrıca değerlendirilmelidir.
Sosyal Medyada Tehdit Suçu Nasıl Değerlendirilir?
Sosyal medyada gönderilen özel mesaj, yorum veya paylaşım da tehdit iddiasına konu olabilir. Bir hesabın herkese açık olması, içerikteki her sert ifadenin tehdit olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde mesajın yalnızca bir kişiye gönderilmiş olması da TCK 106’nın uygulanmasını kendiliğinden engellemez.
Dijital olaylarda iki ayrı soru öne çıkar: İfade gerçekten tehdit niteliğinde mi ve hesabı kullanan kişi kim? Kullanıcı adı veya profil fotoğrafı, hesap sahibini her zaman kesin olarak göstermez. İçerik silinmeden bağlantının, tarih ve saat bilgilerinin, kullanıcı adının ve mümkünse yazışmanın tamamının saklanması incelemeyi kolaylaştırır.
Tehdit Suçu Şikâyete Bağlı mıdır?
Bu sorunun yanıtı tehdidin türüne göre değişir. Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik saldırı tehdidi için mağdurun şikâyeti soruşturmanın koşulu değildir. Malvarlığı itibarıyla büyük zarara uğratma veya başka bir kötülük yapma tehdidi ise TCK 106/1 uyarınca mağdurun şikâyetine bağlıdır. Dolayısıyla “Tehdit suçlarının tamamı şikâyete bağlıdır” demek de “Hiçbirinde şikâyet aranmaz” demek de hatalı olur.
Şikâyet koşulu bulunmayan bir olayda da mağdurun durumu kolluğa veya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmesi ve elindeki delilleri sunması önemlidir. Özellikle sözlerin tam içeriği, olayın tarihi ve taraflara ilişkin bilgiler başvuruda açıkça anlatılmalıdır.
Tehdit Suçunda Şikâyet Süresi Ne Kadardır?
Şikâyete bağlı olan tehdit türünde, genel kural fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunulmasıdır. Bu süre, şikâyet koşulu bulunmayan tehdit hâlleri için aynı şekilde uygulanmaz. Bu ayrım, başvurudan önce tehdidin hangi kanun hükmü kapsamında değerlendirilebileceğinin belirlenmesini önemli kılar.
Özellikle eski bir mesaj veya sonradan fark edilen paylaşım söz konusuysa mesajın gönderildiği tarih ile kişinin fiili ve faili öğrendiği tarih ayrı ayrı ele alınmalıdır. Süre konusunda tereddüt yaşayan kişinin başvuruyu geciktirmemesi, delillerin de kaybolmasını önleyebilir.
Tehdit Suçu Nasıl İspatlanır?
İspat bakımından tek bir delil türü yoktur. Mesajlar, sosyal medya içerikleri, tanık anlatımları ve olayla ilgili diğer hukuka uygun kayıtlar birlikte değerlendirilebilir. Bir ekran görüntüsü tehdidin içeriğini gösterebilir; ancak hesabı kimin kullandığı veya görüntünün konuşmanın tamamını yansıtıp yansıtmadığı ayrıca tartışılabilir.
Tanığın doğrudan ne duyduğu, mesajın hangi hesaptan ve ne zaman gönderildiği, taraflar arasında olaydan önce neler yaşandığı önem taşıyabilir. Şikâyet dilekçesinde eldeki belgelerin eklenmesi, diğer delillerin ve tanıkların da belirtilmesi Adalet Bakanlığının başvuruya ilişkin yönlendirmeleri arasındadır.
Tehdit ile Şantaj Arasındaki Fark Nedir?
Tehdit ve şantaj günlük dilde birbirinin yerine kullanılabilse de ceza hukukunda ayrı maddelerde düzenlenir. Tehdit bakımından TCK 106, kişiye veya yakınına yönelik saldırı ya da zarar bildiriminin niteliğine odaklanır. Şantaj ise TCK 107’de düzenlenir ve kişinin belirli bir davranışa zorlanmasıyla ilgili farklı koşullar içerir.
Örneğin bir mesajda hem zarar verme sözü hem de karşı taraftan bir şey yapmasının istendiği ifade bulunabilir. Böyle bir olayda yalnızca kullanılan “tehdit” veya “şantaj” kelimesine bakılmaz; istenen davranış, kullanılan baskı ve iletinin tamamı incelenir. Suçun hukuki adını baştan kesinleştirmeye çalışmak yerine olayın eksiksiz anlatılması daha sağlıklıdır.
Tehdit Şikâyetinde Bulunurken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Tehdit iddiasında, başvurunun anlaşılır olması ve delillerin bağlamıyla korunması önemlidir. Şikâyet hazırlığında şu bilgiler bir araya getirilebilir:
- Tehdit olduğu düşünülen söz veya mesajın mümkün olduğunca tam içeriği
- Olayın tarihi, gerçekleştiği yer veya kullanıldığı iletişim kanalı
- Şüpheliye ilişkin bilinen bilgiler ve varsa doğrudan tanıklar
- Yazışmanın tamamı, paylaşım bağlantısı ve elde bulunan diğer hukuka uygun deliller
Başvuruda yalnızca “Beni tehdit etti” demek yerine ne söylendiğinin ve sözün hangi koşullarda iletildiğinin açıklanması, olayın değerlendirilmesine yardımcı olur. Hakkında şikâyette bulunulan kişi bakımından da yazışmanın tamamının korunması önemlidir. Kaynar Hukuk, TCK 106 kapsamındaki olaylarda ifadenin hukuki niteliği, şikâyet koşulu ve delillerin sunulması konusunda somut dosyaya göre hukuki destek sağlayabilir.

